Nüfus yoğunluğunu artıran imar değişikliklerinin ulaşım, altyapı, yeşil alan, okul ve otopark kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kabakuşak, Antalya’daki trafik sorununun yalnızca yeni yol ve kavşaklarla çözülemeyeceğini ifade etti. Toplu taşımanın güçlendirilmesi ve raylı sistem yatırımlarının yolculuk talebine göre planlanması gerektiğini söyledi.
Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engelin ekonomik koşullar olduğunu dile getiren Kabakuşak, ada bazlı dönüşümün doğru model olduğunu ancak bunun yalnızca emsal artışıyla finanse edilemeyeceğini belirtti. Devlet ve yerel yönetimlerin finansman sürecine dahil olması gerektiğini kaydetti.
Antalya’nın deprem riskine ilişkin de uyarılarda bulunan Kabakuşak, özellikle eski yapı stokunun mutlaka incelenmesi gerektiğini söyledi. “Deprem olmadan önce hangi binaların risk taşıdığını bulmak zorundayız” diyen Kabakuşak, yapı denetiminde mühendislik hizmetinin niteliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.
İklim değişikliğinin de kent planlamasında dikkate alınması gerektiğini belirten Kabakuşak; sıcaklık, sel ve kuraklık risklerine karşı yağmur suyu altyapısı, geçirgen yüzeyler ve yeşil alanların önemine dikkat çekti.
Kabakuşak, Antalya’nın geleceği için üç öncelik sıraladı: Mevcut yapı stokunun envanterini çıkararak riskli binaları belirlemek, imar ve ulaşımı birlikte planlamak ve 2050 hedefli, bilimsel verilere dayanan kalıcı bir Antalya planı oluşturmak.
“Antalya’nın önündeki temel soru artık ‘Kent daha ne kadar büyüyebilir?’ değil, ‘Bu büyümeyi daha ne kadar taşıyabilir?’ sorusudur.”
Kaynak: antalyaekspres.com










Yorum Yazın