19 Eylül’ün mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü mücadelesi açısından önemli bir gün olduğunu belirten Karancı, 1979 yılında gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin 47’nci yılında dayanışmanın ve ortak mücadelenin öneminin daha da arttığını söyledi.
“Bugün mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak ekonomik sorunlardan, güvencesiz çalışma koşullarından, işsizlikten ve artan iş yükünden doğrudan etkileniyoruz. Artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerimiz her geçen gün daha fazla eriyor. Mesleğimizi yaparken emeğimizin karşılığını alamadığımız bir çalışma düzeniyle karşı karşıyayız. Bu sorunları ülkenin genel ekonomik ve sosyal koşullarından ayrı düşünmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“Kamuda teknik hizmetler güçlendirilmeli”
Kamu kurumlarında görev yapan meslektaşların da önemli sorunlar yaşadığını dile getiren Karancı, artan iş yüküne ve teknik personel ihtiyacına dikkat çekti.
Karancı, “Kamu hizmetlerinin nitelikli ve sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarda istihdam edilmesi gerekiyor. Teknik hizmetlerin güçlendirilmesi, yalnızca çalışanların hakları açısından değil, doğrudan kamu yararı açısından da zorunludur” dedi.
“Özel sektörde güvencesizlik kabul edilemez”
Özel sektörde çalışan meslektaşların düşük ücret, uzun çalışma süreleri ve iş güvencesizliği gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Karancı, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşullarının da çalışma hayatının önemli sorunları arasında yer aldığını söyledi.
“Meslektaşlarımızın alın terinin karşılığını aldığı, iş güvencesinin bulunduğu, insan onuruna yakışır ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gerekiyor. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı gibi doğrudan kamu güvenliği ve yaşam alanlarımızla ilişkili mesleklerin değersizleştirilmesine izin verilmemelidir” diye konuştu.
“Genç meslektaşlarımızın geleceğini güvence altına almalıyız”
Genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının işsizlik ve gelecek kaygısı yaşadığını da belirten Karancı, plansız kontenjan artışlarının ve kamu istihdamındaki daralmanın diplomalı işsizliği büyüttüğünü ifade etti.
Karancı, “Üniversiteden mezun olan gençlerimizin kendi alanlarında çalışabilecekleri işlere ulaşmakta zorlanması kabul edilebilir bir tablo değil. Genç meslektaşlarımızın mesleklerini sürdürebilecekleri istihdam olanaklarının artırılması gerekiyor. Gençlerin geleceğe umutla bakabilmesi için mesleklerimizin ve emeğimizin değerinin korunması şart” dedi.
“Emekli meslektaşlarımız insanca yaşamalı”
Emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Karancı, çalışma hayatı boyunca verilen emeğin emeklilik döneminde karşılığını bulması gerektiğini söyledi.
“Meslektaşlarımız yıllarca bu ülkenin üretimine, kamu hizmetlerine ve kentlerin gelişimine katkı sundu. Emeklilik döneminde insanca yaşayabilecekleri ekonomik koşullara sahip olmaları en temel haklarıdır. Emekli meslektaşlarımızın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
“Bağımsız denetim hakkı korunmalı”
TMMOB ve bağlı odaların kamu yararını gözeten çalışmalarının önemine de dikkat çeken Karancı, meslek örgütlerinin bilimsel ve teknik bilgi doğrultusunda yürüttüğü bağımsız denetim faaliyetlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Karancı, “Meslek örgütlerinin yetki ve etkisini azaltan düzenlemeler, yalnızca bizlerin örgütlenme alanını değil, toplumun bağımsız ve bilimsel denetim mekanizmalarına erişimini de etkiliyor. Kamu yararının korunması, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve mesleki standartların geliştirilmesi açısından TMMOB ve bağlı odaların bağımsızlığı büyük önem taşıyor” dedi.
“Örgütlü mücadeleyi büyüteceğiz”
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nün meslektaşların ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesi açısından önemli olduğunu belirten Karancı, açıklamasını dayanışma çağrısıyla tamamladı:
“Bizler biliyoruz ki yaşadığımız sorunlar bireysel değil, ortak sorunlardır. Düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik, artan iş yükü ve mesleğimizin değersizleştirilmesine karşı ancak yan yana gelerek mücadele edebiliriz. Haklarımızı korumanın yolu örgütlü olmaktan ve dayanışmayı büyütmekten geçiyor. 19 Eylül’ün ruhuyla tüm mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşlarımızı dayanışmaya, örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Haklarımız için yan yana gelmeliyiz.”
19 Eylül’ün mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü mücadelesi açısından önemli bir gün olduğunu belirten Karancı, 1979 yılında gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin 47’nci yılında dayanışmanın ve ortak mücadelenin öneminin daha da arttığını söyledi.
“Bugün mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak ekonomik sorunlardan, güvencesiz çalışma koşullarından, işsizlikten ve artan iş yükünden doğrudan etkileniyoruz. Artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerimiz her geçen gün daha fazla eriyor. Mesleğimizi yaparken emeğimizin karşılığını alamadığımız bir çalışma düzeniyle karşı karşıyayız. Bu sorunları ülkenin genel ekonomik ve sosyal koşullarından ayrı düşünmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“Kamuda teknik hizmetler güçlendirilmeli”
Kamu kurumlarında görev yapan meslektaşların da önemli sorunlar yaşadığını dile getiren Karancı, artan iş yüküne ve teknik personel ihtiyacına dikkat çekti.
Karancı, “Kamu hizmetlerinin nitelikli ve sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarda istihdam edilmesi gerekiyor. Teknik hizmetlerin güçlendirilmesi, yalnızca çalışanların hakları açısından değil, doğrudan kamu yararı açısından da zorunludur” dedi.
“Özel sektörde güvencesizlik kabul edilemez”
Özel sektörde çalışan meslektaşların düşük ücret, uzun çalışma süreleri ve iş güvencesizliği gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Karancı, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşullarının da çalışma hayatının önemli sorunları arasında yer aldığını söyledi.
“Meslektaşlarımızın alın terinin karşılığını aldığı, iş güvencesinin bulunduğu, insan onuruna yakışır ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gerekiyor. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı gibi doğrudan kamu güvenliği ve yaşam alanlarımızla ilişkili mesleklerin değersizleştirilmesine izin verilmemelidir” diye konuştu.
“Genç meslektaşlarımızın geleceğini güvence altına almalıyız”
Genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının işsizlik ve gelecek kaygısı yaşadığını da belirten Karancı, plansız kontenjan artışlarının ve kamu istihdamındaki daralmanın diplomalı işsizliği büyüttüğünü ifade etti.
Karancı, “Üniversiteden mezun olan gençlerimizin kendi alanlarında çalışabilecekleri işlere ulaşmakta zorlanması kabul edilebilir bir tablo değil. Genç meslektaşlarımızın mesleklerini sürdürebilecekleri istihdam olanaklarının artırılması gerekiyor. Gençlerin geleceğe umutla bakabilmesi için mesleklerimizin ve emeğimizin değerinin korunması şart” dedi.
“Emekli meslektaşlarımız insanca yaşamalı”
Emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Karancı, çalışma hayatı boyunca verilen emeğin emeklilik döneminde karşılığını bulması gerektiğini söyledi.
“Meslektaşlarımız yıllarca bu ülkenin üretimine, kamu hizmetlerine ve kentlerin gelişimine katkı sundu. Emeklilik döneminde insanca yaşayabilecekleri ekonomik koşullara sahip olmaları en temel haklarıdır. Emekli meslektaşlarımızın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
“Bağımsız denetim hakkı korunmalı”
TMMOB ve bağlı odaların kamu yararını gözeten çalışmalarının önemine de dikkat çeken Karancı, meslek örgütlerinin bilimsel ve teknik bilgi doğrultusunda yürüttüğü bağımsız denetim faaliyetlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Karancı, “Meslek örgütlerinin yetki ve etkisini azaltan düzenlemeler, yalnızca bizlerin örgütlenme alanını değil, toplumun bağımsız ve bilimsel denetim mekanizmalarına erişimini de etkiliyor. Kamu yararının korunması, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve mesleki standartların geliştirilmesi açısından TMMOB ve bağlı odaların bağımsızlığı büyük önem taşıyor” dedi.
“Örgütlü mücadeleyi büyüteceğiz”
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nün meslektaşların ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesi açısından önemli olduğunu belirten Karancı, açıklamasını dayanışma çağrısıyla tamamladı:
“Bizler biliyoruz ki yaşadığımız sorunlar bireysel değil, ortak sorunlardır. Düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik, artan iş yükü ve mesleğimizin değersizleştirilmesine karşı ancak yan yana gelerek mücadele edebiliriz. Haklarımızı korumanın yolu örgütlü olmaktan ve dayanışmayı büyütmekten geçiyor. 19 Eylül’ün ruhuyla tüm mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşlarımızı dayanışmaya, örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Haklarımız için yan yana gelmeliyiz.”








Yorum Yazın