Antalya’da ticaret ve sanayi odalarının yaklaşan seçimleri öncesinde başkan adaylarının turizm ve kent ekonomisine yönelik projeleri de gündeme gelmeye başladı. Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraberlik Derneği Başkanı Hakan Halim Okudan, turizm destinasyonu olan bölgelerden dernek olarak adaylardan destek talepleri aldıklarını belirterek, seçim sürecinde adayların turizm politikalarını somut projeler üzerinden ortaya koyması gerektiğini ifade etti.
Okudan, Antalya’nın yıllardır “turizmi 12 aya yayma” hedefini konuştuğunu ancak artık bu söylemin uygulamaya dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“Turizmi gerçekten 12 aya nasıl yayacaksınız?”
Turizmin Antalya ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olduğuna dikkat çeken Okudan, oda başkan adaylarına şu soruyu yöneltti:

“Milyonlarca turistin geldiği Antalya’da, turizmi gerçekten 12 aya ve Antalya’nın tamamına yaymak için somut projeniz nedir?”
Antalya turizminin yalnızca oteller, sahiller ve belirli turizm merkezlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Okudan, kentin Toroslara uzanan geniş coğrafyasında önemli alternatif turizm potansiyelleri bulunduğunu dile getirdi.
Okudan, özellikle Manavgat’ın hemen yanı başındaki Beşkonak-Köprülü Kanyon bölgesinin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle başlı başına önemli bir turizm destinasyonu olduğuna işaret etti.
“Beşkonak ve Köprülü Kanyon başlı başına bir destinasyon”
Beşkonak-Köprülü Kanyon’un rafting ve doğa sporlarının yanı sıra yürüyüş rotaları, Yörük kültürü, gastronomi, kırsal turizm ve doğal güzellikleriyle çok daha geniş bir turizm ürününe dönüştürülebileceğini belirten Okudan, bölgenin mevcut potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyledi.

Okudan, “Bölgemize benzer, eşsiz şehrimiz Antalya’da nice agroturizm, ekoturizm ve alternatif turizm destinasyonu oluşturabilecek alanlarımız var. Her yıl binlerce yerli ve yabancı misafirin ziyaret ettiği bölgelerde hâlâ altyapıyı, ulaşımı, tanıtımı, konaklama kapasitesini ve yerel işletmelerin turizm ekonomisinden aldığı payı konuşuyorsak, bunun üzerinde hep birlikte düşünmemiz gerekiyor” dedi.
“Milyonlar Antalya’ya geliyor, peki Antalya’ya ne bırakıyor?”
Antalya’nın turizm başarısının yalnızca kente gelen turist sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini ifade eden Okudan, turist harcamalarının kent ekonomisine ne kadarının yansıdığının da sorgulanması gerektiğini belirtti.
Okudan, “Milyonlarca turist Antalya’ya geliyor. Peki Antalya’ya ne bırakıyor? Turistin yaptığı harcamadan esnafımız, çiftçimiz, üreticimiz, köylümüz ve kırsaldaki turizm işletmelerimiz ne kadar pay alıyor? Asıl bakmamız gereken noktalardan biri burasıdır” diye konuştu.
Turizm gelirinin kent merkezinde ve belirli turizm bölgelerinde yoğunlaşmasının Antalya ekonomisinin tamamı açısından yeterli olmadığını kaydeden Okudan, turizm zincirinin yerel ekonomiye daha fazla bağlanması gerektiğini söyledi.
“Turizm yalnızca yeni yatak kapasitesi değildir”
12 ay turizmin yalnızca yeni oteller ve yatak kapasitesi oluşturularak sağlanamayacağını savunan Okudan, Antalya’nın turizm haritasının sahilden Toroslara doğru genişletilmesi gerektiğini dile getirdi.
Okudan, “12 ay turizmin yolu yalnızca yeni yatak kapasitesinden geçmiyor. Antalya’nın turizm haritasını sahilden Toroslara doğru genişletmekten geçiyor. Beşkonak ve Köprülü Kanyon gibi destinasyonlar için turizm, tarım ve yerel kalkınmayı birlikte ele alan özel destinasyon planları hazırlanmalı” ifadelerini kullandı.
Bölgelerdeki rafting ve doğa sporlarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Okudan; yürüyüş ve bisiklet rotalarının geliştirilmesi, yöresel ürünlerin tanıtılması, Yörük kültürünün ve gastronominin turizm ürünlerine dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
“Yerel üretici turizm zincirinin parçası olmalı”
Turizm ekonomisinin Antalya’nın kırsal kesimine yayılabilmesi için oteller ile yerel üreticiler arasında daha güçlü bir tedarik zinciri kurulması gerektiğini vurgulayan Okudan, Antalya’da üretilen ürünlerin turizm sektöründe daha fazla kullanılmasının hem üreticiye hem de kent ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti.
Okudan, “Otellerimizin satın alma zincirlerinde Antalya’nın yerel üreticisine daha fazla alan açılmalı. Turistin yalnızca otelde konakladığı değil, şehre ve kırsala dokunduğu bir turizm modeli oluşturmalıyız. Turist otelden çıkmıyorsa esnaf kazanmaz. Turizm kırsala ulaşmıyorsa köylü kazanmaz. Yerel ürün turistle buluşmuyorsa üretici kazanmaz” dedi.
Adaylara 4 kritik soru
Yaklaşan oda seçimlerinde adayların turizm politikalarını somut hedeflerle açıklamasını isteyen Okudan, adaylara dört temel soru yöneltti:
“Kaç yeni destinasyon oluşturacaksınız? Beşkonak-Köprülü Kanyon için ne yapacaksınız? Antalya’nın yerel üreticisini turizm ekonomisine nasıl bağlayacaksınız? Ve en önemlisi, milyonlarca turistin geldiği Antalya’da turizmden Antalyalının aldığı payı nasıl büyüteceksiniz?”
Bu soruların Antalya’nın geleceği açısından önemli olduğunu belirten Okudan, seçim dönemlerinde verilen sözlerin seçim sonrasında takip edilmesi gerektiğini de ifade etti.
“Turizmi Antalya’nın tamamına yaymalıyız”
Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraberlik Derneği olarak bölgelerinin turizmden daha fazla pay almasını ve sürdürülebilir bir kalkınma modelinin oluşturulmasını istediklerini belirten Okudan, Antalya’nın turizm politikasında yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Okudan sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim cevabımız nettir. Turizmi 12 aya yaymak istiyorsak önce turizmi Antalya’nın tamamına yaymalıyız. Denizden Toroslara, otelden köye, turistten esnafa, turizmden tarıma uzanan yeni bir Antalya turizm modeli kurmalıyız. Bunun için de artık yalnızca ‘Turizmi 12 aya yayacağız’ demek yetmez. Hangi projeyi yapacağınızı, hangi destinasyonu nasıl geliştireceğinizi ve turizm gelirinden Antalyalının aldığı payı nasıl artıracağınızı ortaya koymanız gerekiyor.”








Yorum Yazın