© Adalya Medya 2021

Yörük hafızası: Yol Açan Sezgi

Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD), “Yörük Hafızası: Yol Açan Sezgi” konulu toplantıda bir araya geldi. Su Hotel’de yapılan toplantıda Biyomühendis, Belgeselci ve Yazar Hüseyin Çağlar İnce Moderatörlüğü’nde Antalya Büyükşehir eski Belediye Başkanı Bekir Kumbul ve Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Araştırma Merkezi Müdürü, Manavgat Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fatih Uslu’nun katılımı ile bir söyleşi gerçekleştirildi.

Toplantıya konuşmacıların yanı sıra; YÖRSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Aykut Ege, Antalya Yörükler Derneği Başkanı Abdullah Duman, Kepez Belediye Başkan Yardımcısı Evrim Yalçın, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Hüseyin Kurtay, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sarı, Antalya İş İnsanları Derneği Başkanı ve Antalya Yörük il Beyi Bilal Köleoğlu, Kemer Turizmci ve İş İnsanları Derneği Başkanı Özkan Çakmak, Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanı Gökçen Atmaca, Organize Sanayi İş İnsanları Derneği Başkanı Mehmet Atılgan, Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ceren Şahin, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ebru Kaçın, İç Mimarlar Odası Başkanı Güner Onaran, Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Mehmet Öztürk, Yörük Gençliği Başkanı Ömer Köroğlu, Honamlı Yörükleri Derneği Başkanı Durmuş Ali Öter, Yörük İl Hatunu Sibel Gezen, Adem Tolunay Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği Başkanı Hande Karakaş, dernek üyeleri ve basın mensupları katıldı.

YÖRÜKLÜK EMEĞE SAYGIYI BİLMEKTİR

Toplantının açılış konuşmasını YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral yaptı. Toplantıda sadece bir kültürü değil; aynı zamanda bir duruşu, bir aklı ve bir yaşam felsefesini konuşmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Başkan Oral, “Yörüklük; sadece bir yaşam tarzı değil, aynı zamanda bir karakter meselesidir. Yörük olmak; özgürlüğe değer vermek, doğayla uyum içinde yaşamak, zor şartlar karşısında dimdik durabilmek demektir. Yörük olmak; paylaşmayı, dayanışmayı, sözünün eri olmayı ve emeğe saygıyı bilmektir ve belki de en önemlisi; belirsizlikler içinde doğru yolu bulabilmek, yol yoksa yol açabilmektir. İşte bugün “yol açan sezgi” dediğimiz şey tam da budur. Yörüklerin, tarihten gelen tecrübesiyle tüm bu zorlukları aşacak gücü ve iradesi fazlasıyla mevcuttur. Bunun en güzel örneklerinden biri; bugün bu salonda bulunan sizler ve aramızda bulunan kıymetli başkanımız, değerli hocamız ve Hüseyin Çağlar İnce’dir. Tam da bu noktada, içinde bulunduğumuz süreçlere bu bakış açısıyla yaklaşmak büyük önem taşımaktadır. Bugün dünyada yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler; sadece ülkeleri değil, şehirleri ve yerel ekonomileri de doğrudan etkilemektedir. Antalya ve Türkiye ekonomisi de bu süreçten doğrudan etkilenmektedir” dedi.

ANTALYA STRATEJİK BİR ŞEHİR

Antalya’nın sadece turizmin değil, tarımın, ticaretin ve hizmet sektörünün de güçlü olduğu stratejik bir şehir olduğunu söyleyen Oral, “Ancak tüm bu gücüne rağmen; artan maliyetler, yüksek kira bedelleri, barınma sorunu, trafik yoğunluğu ve altyapı ihtiyaçları, şehrimizin gündemindeki en önemli konular arasındadır. Aynı zamanda üretim alanlarının genişletilmesi, sanayi ve ticaret altyapısının güçlendirilmesi ve gençlerimiz için yeni istihdam alanları oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisi ise; enflasyon, finansmana erişim ve maliyet artışları gibi konularla mücadele ederken, üretimin ve ihracatın sürdürülebilirliği daha da kritik hale gelmiştir. Bu noktada, ortak akıl ve iş birliği her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bizler de YÖRSİAD olarak Antalya’mıza ve ülkemize katkı sunmaya, üretmeye ve katma değer sağlamaya kararlılıkla, sabırla devam edeceğiz. Savaşın hüküm sürdüğü ortadoğu coğrafyasında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “yurta sulh cihanda sulh” ilkesi ışığında ay yıldızlı bayrak altında sonsuza dek burada kalmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

İPLİKTEN İLMİĞE BELGESELİ

Dernek olarak yaptıkları ve planladıkları etkinliklerden de söz eden Mustafa Alper Oral, “Cop31 İklim Zirvesi’nin basın toplantısına katılım sağladık ve süreci yakından takip ediyoruz. Bu zirve Antalya’mız için son derece önemli bir fırsattır. Runtalya Maratonu’na katılarak, eğitim için bağışlarımızı gerçekleştirdik. 5 Mayıs toplantımızda TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Perihan İnci’yi ağırlayacağız.

Ailelerimizle birlikte “yaza merhaba” etkinliğimizi gerçekleştireceğiz. Destek verdiğimiz “İplikten İlmiğe” belgeselinin çekimleri tamamlandı ve yakında gösterimini yapacağız. Bu hafta yapılacak Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği seçimlerinde Yönetim Kurulu Üyemiz Ebru Kocaacar başta tüm adaylara başarılar diliyor, kazananın Antalya olmasını temenni ediyorum. Elmalı’da meydana gelen sel felaketinden etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Antalyasporumuzu da son maçında aldığı galibiyetten dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Bu anlamlı programda bizlerle birlikte olan Dr. Bekir Kumbul’a, Prof.Dr. Fatih Uslu’ya ve Hüseyin Çağlar İnce’ye de şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu. Başkan Oral’ın açılış konuşmasından sonra Hüseyin Çağlar İnce’nin moderatörlüğünde, Dr.Bekir Kumbul ve Prof.Dr. Fatih Uslu’nun katılımı ile “Yörük Hafızası: Yol Açan Sezgi” söyleşisi gerçekleştirildi.

YÖRÜK KÜLTÜRÜNÜN İZİNDE

Yaşam öyküsünden kesitler sunan ve Antalya’yı dünyanın merkezi olarak nitelendiren Dr.Bekir Kumbul, “Bulunduğunuz coğrafyanın kıymetini bileceksiniz. Benim yaşamım çadırın içinde biten ilkokuldan modern topluma doğru geçti. Yörüğün transfer aracı devedir. Yaylaya gidiş bayram havasındadır. Yeni urbalarla göç gider. Develer süslenir, hepsi disiplin içinde yapılır. 15 günde Anamas Yaylası’na varılır. Yolda develer, koyunlar, kuzular zayıflamıştır. Ama artık uçsuz bucaksız yaylalara ulaşılmıştır” dedi. Yörüklük göçü ile eğitim hayatını birlikte yürütmesindeki güçlüklerden söz eden Bekir Kumbul, “Bu yaşam biçimi bize dayanıklılığı ve doğaya saygıyı öğretti. İnsanlık tarihinin fragramanı gibidir” dedi.

Prof.Fatih Uslu ise yörük hayatı nedeniyle ilkokulu beş farklı okulda okuduğunu belirtti. Yörüklüğü tanımlayan en önemli konunun pes etmemesi olduğunu vurgulayan Prof.Uslu, “Biz pes etmedik. Yörüklüğün asıl konusu bu. Bizi başarılı kılan ve hayatta var olmasını sağlayan yörüklük kültürü devam ediyor. Şu anda 3-5 bin çadır kaldı. Bu memleketin asli unsurlarıyız. Yörüklük kültürün özüdür. Her yörük Türktür, her Türk yörüktür. Türk kültürürün ana unsuru olmaktan gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Söyleşinin ardından YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral ve Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Aykut Ege konuklara anı plaketi ve Yörük Keyfiyesi takdim etti. Program, toplu fotoğraf çekimi ve Hüseyin Çağlar İnce’nin, katılımcılara Doğada Bu An isimli kitabını imzalaması ile sona erdi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER