© Adalya Medya 2021

Tarım arazileri sular altında

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ocak ayından bugüne kadar etkili olan sağanak yağışların ardından 10 bin dekarın üzerinde örtü altı alanı, 4 bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarlanın sular altında kaldığını duyurdu.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında üyelerin katılımıyla ATB Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Meclis toplantısında tarımsal üretim, ihracat, maliyet artışları ve finansmana erişim konularındaki sorunlar ele alındı. Üyelerin yönetimin bir aylık faaliyetleriyle ilgili bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

14 BİN DEKAR ALAN SULAR ALTINDA

Çandır, konuşmasına son günlerde etkili olan doğa olaylarını değerlendirerek başladı. Çandır, “Ocak ayından bu yana kent merkezimizde ve ilçelerimizde etkili olan yoğun yağışlar, örtüaltı üretim alanlarımızda ve meyve bahçelerimizde ciddi zararlara yol açtı. 10 bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, 4 bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu. Zarar gören tüm üreticilerimize ve hemşerilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.” dedi.

ÇANDIR: “HAYATA GEÇİRİLMESİ ARTIK BİR ZORUNLULUK”

Özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticiler için acil nakit desteğinin sağlanması, tüm üreticilerimizin mevcut kredilerin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun koşullu kredi imkânlarının hızla devreye alınması çağrısında bulunan Çandır, “İklim değişikliğinin etkisiyle bu tür afetlerin daha sık ve daha yıkıcı yaşanacağı bir gerçek. Bu nedenle, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi, kalıcı ve dirençli çözümlerin hayata geçirilmesi artık bir zorunluluk.” açıklamasına yer verdi.

70 MİLYON DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİ

Çandır, “Ocak ayı ihracat verileri; tüm maliyet artışlarına ve iklim kaynaklı zorluklara rağmen yaş sebze sektörünün kentimiz için stratejik ve döviz kazandırıcı niteliğini koruduğunu gösteriyor. Gerek ülkemiz gerek kentimiz yaş sebze ihracatı miktar olarak gerilerken değer bazında arttı. Antalya’mız miktarda yüzde 8’lik düşüşe rağmen değer olarak yüzde 15 artışla yaklaşık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Bu tablo, ülkemizin temel sorunlarından olan birim ihracat fiyatlarının seviyesini de yükseltmeye destek sağladı.” dedi.

ÇANDIR: “MALİYETE KATLANAN BİR SEKTÖRDÜR”

Çandır, Tarım sektörü 2010’dan bu yana artan maliyet baskısına rağmen ayakta kalmaya çalıştığını kaydetti. Çandır, “Ancak açık konuşalım: Bu yükü taşıyamayan üreticiler birer birer sektörden çekiliyor. Çünkü tarım sektörü, maliyet belirleyen değil, maliyete katlanan bir sektördür. Girdiyi hangi fiyata alacağımıza biz karar vermiyoruz. Ama ürünü, oluşan piyasa fiyatına satmak zorunda kalıyoruz.” açıklamasına yer verdi.

TOPLAM MALİYET ARTIŞINI KARŞILAMIYOR

Konuşmalarını rakamlarla örneklendiren Çandır, “2020’den bu yana üretici fiyatları 8,2 kat arttı. Girdi fiyatları 6,7 kat arttı. Arada yüzde 22’lik bir fark var. İlk bakışta üretici lehine gibi görünebilir. Ama gerçek öyle değil. Çünkü tarımsal maliyet sadece gübre, mazot değildir. Maliyetlerin yarısından fazlası işçilik, kira, sulama ve finansmandır. Aynı dönemde asgari işçilik maliyetleri ise 12,1 kat arttı. Yani sadece işçilikteki artış bile, girdi artışının çok üzerinde. Sonuç olarak yüzde 22’lik artış, toplam maliyet artışını karşılamıyor. Aradaki fark ya borçla kapatılıyor ya da öz kaynak eritilerek.” dedi.

NÜFUS ARTIŞI RİSKLERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR

Çandır, “2 milyon 777 bin kişiyi aşan nüfusuyla Antalya artık yalnızca büyüyen bir şehir değil, üretim, tüketim ve altyapı ihtiyaçları hızla artan büyük bir metropoldür. Bu büyüme daha geniş bir iç pazar ve ekonomik canlılık sağlarken; kırsal nüfusun azalması, tarım arazileri üzerindeki baskı ve su kaynaklarına artan talep gibi önemli yapısal riskleri de beraberinde getirmektedir. Antalya’nın artan nüfusunu ve misafirlerini sürdürülebilir biçimde besleyebilmesi için üretim kapasitesini koruyan, tarım alanlarını ve doğal kaynaklarını planlı yöneten dengeli bir büyüme modeline ihtiyacı var.” dedi.

“GÜÇLÜ BİR EKONOMİK YAPIYI İNŞA ETMEK OLMALI.”

Çandır, “Kentimizin son 20 yılda üretim ve katma değer yaratma konusunda yeterince derinleşmediğini gösteren konulardan biri de şehiriçi ve diğer illere satış konularındaki zayıflığımızdır. Öyle ki bu konularda Türkiye 12’cisiyiz. Genel bir değerlendirme ile de Antalya’mızın toplam iç ticaretinin yaklaşık yarısı diğer illerden alış, yüzde 25’i diğer illere satış ve yüzde 25’i de şehiriçi ticaret olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hedefimiz; büyüyen ticaret hacmini, daha yüksek katma değerli üretime dönüştüren, altyapıdan su yönetimine, tarımdan lojistiğe kadar veriye dayalı ve uzun vadeli politikalarla desteklenen katma değerli güçlü bir ekonomik yapıyı inşa etmek olmalı.” sözlerine yer verdi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER