Deprem enkaz yönetimi eleştirildi
GÜNDEMTMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen iki büyük deprem sonrası çevre kirliliğinin arka plana atıldığını belirtti. Yanlış kentleşme ve bilim dışı uygulamaların doğa olayını çok boyutlu bir yıkıma dönüştürdüğü ifade edilerek; enkaz yönetimi, asbest maruziyeti, hava ve su kirliliğinin yeni felaketlere zemin hazırladığı uyarısında bulunuldu.
Bölgede oluşan 230 milyon tonluk enkazın teknik olarak "tehlikeli atık" statüsünde olduğu hatırlatıldı. Bu devasa kütlenin yönetmeliklere aykırı şekilde dere yataklarına, tarım arazilerine ve su havzalarına döküldüğüne dikkat çeken ÇMO, bu uygulamaların yeraltı sularını kirlettiğini ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini bildirdi.
ASBEST: GÖRÜNMEZ AMA ÖLÜMCÜL TEHLİKE
Yıkılan binalardan yayılan asbest liflerinin 10 ila 40 yıl sonra ortaya çıkacak ciddi sağlık sorunlarının habercisi olduğu belirtildi. Toz bastırma yapılmadan gerçekleştirilen yıkımlar ve brandasız taşımalar nedeniyle asbestin sadece enkaz alanlarında değil, yaşam alanlarında da yayıldığı ve gelecekte bir kanser dalgası riski yarattığı vurgulandı.
HAVA, SU VE TOPRAK KİRLİLİĞİ KRONİKLEŞİYOR
Kontrolsüz enkaz kaldırma faaliyetleri nedeniyle bölgedeki PM10 (toz) değerlerinin dramatik şekilde arttığı ifade edildi. İçme suyundaki klor yetersizliği ve arıtma sistemlerindeki teknik eksikliklerin, bölgeyi kalıcı bir halk sağlığı riskiyle karşı karşıya bıraktığı aktarıldı.
SEL FELAKETLERİ TESADÜF DEĞİLDİR
Şanlıurfa ve Adıyaman’da yaşanan sellerin, dere yataklarının kapatılması ve enkaz dökülmesi gibi hatalı mühendislik kararları nedeniyle yıkıcı hale geldiği belirtildi. Bu durumun, "doğa olaylarının değil, yanlış kararların afet yarattığının" açık bir göstergesi olduğu ifade edildi.
ANTALYA İÇİN AÇIK BİR UYARIDIR
Deprem sonrası yoğun göç alan Antalya’nın su, enerji ve atık altyapısının baskı altında olduğu kaydedildi. Kentte kentsel dönüşümün mahalle bazlı değil, parsel bazlı devam etmesinin riskleri artırdığı belirtilerek, "Antalya’nın depremden muaf olduğu algısı yanlıştır" denildi. Şehrin afet dirençliliği temelinde planlanması gerektiği vurgulandı.
Yönetim Kurulu, yeni felaketlerin yaşanmaması için şu acil adımların atılmasını talep etti: Afetlere dayanıksız yapılar ivedilikle mevzuata uygun yıkılmalı ve mahalle bazlı yenilenmelidir. Enkaz döküm alanları bilimsel kriterlere göre yeniden düzenlenmesi dır. Asbest ve tehlikeli maddeler için şeffaf ve sürekli ölçüm yapılmalıdır. Dere yatakları doğal haline bırakılmalı, riskli yapılar kaldırılmalıdır. Göç alan kentlerin altyapı planları yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmelidir. edilmelidir.Bilim ve mühendislik yok sayıldığında, doğa ile inatlaşıldığında afetler kaçınılmaz hale gelmektedir.
Yeni felaketler yaşamamak için bugün doğru adımlar atılmalıdır.
İlginizi Çekebilir