© Adalya Medya 2021

“Boğaçayı iyileşiyor”

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Boğaçayı’nda sucul bitkilerin kontrollü şekilde temizlenmesi ve doğal yaşam alanlarının korunması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandı

Boğaçayı’ndaki çalışmaların bilimin ve tekniğin ışığında sürdüğünü söyleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Boğaçayı’nın kirlendiği ve temizlik yapılmadığı ile ilgili eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Boğaçayı iyileşiyor. Boğaçayı kendini onarıyor, tedavi ediyor. Burayı kimyasal kullanırsınız pırıl pırıl yapabilirsiniz ama bilimin ve tekniğin ışığında doğayı korumayı seçtik” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentin önemli doğal alanlarından Boğaçayı’nda temizlik ve ekolojik dengeyi koruma çalışmalarını sürdürüyor. Boğaçayı Bilim Kurulu’nun değerlendirmeleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında, sucul bitkilerin kontrolü sağlanırken, bölgedeki canlıların yaşam alanlarının korunmasına da özen gösteriliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Boğaçayı’nda temizlik çalışmalarını doğal yaşamı koruma anlayışıyla sürdürüyor. Bilimsel veriler doğrultusunda yürütülen çalışmalarda bu yıl 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandı.

SUCUL BİTKİLER DÜZENLİ OLARAK HASAT EDİLİYOR

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Boğaçayı’nın doğal yapısının korunması için çalışmaların bilimsel ve teknik veriler doğrultusunda sürdürüldüğünü belirtti. Boğaçayı’nda su seviyesinin düşmesi ve sıcaklıkların artmasıyla sucul bitkilerde yoğunlaşma yaşanabildiğini ifade eden Atasoy, bu bitkilerin tamamen ortadan kaldırılması yerine kontrollü olarak hasat edildiğini söyledi. Atasoy, “Ekiplerin 7 gün esasına göre sürdürdüğü çalışmalar kapsamında iki sucul ot kesme makinesiyle bitkiler hasat ediliyor. Toplanan bitkiler daha sonra kepçelerle alınarak kamyonlarla bölgeden uzaklaştırılıyor. Yalnızca sucul bitkilerle değil, Boğaçayı’na çeşitli yollarla ulaşan plastik şişe, lastik, sandalye, koltuk ve benzeri fiziksel atıklarla da mücadele ediyoruz. Bu yıl 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandı” diye konuştu.

SAZLIKLAR EKOSİSTEMİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI

Boğaçayı’ndaki sazlık ve sucul bitkilerin tamamının kirlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Atasoy, bu alanların bölgedeki biyoçeşitlilik açısından önemli olduğunu söyledi. Sazlıkların birçok canlı için yaşam alanı oluşturduğunu belirten Atasoy, “Biz doğayı her yönüyle seviyoruz. Kuşuyla, balığıyla, kurbağasıyla, otuyla, böceğiyle her şeyiyle seviyoruz” dedi. Atasoy, Boğaçayı’nda amaçlarının doğal yaşamı ortadan kaldıracak bir temizlik yapmak olmadığını vurgulayarak, “Biz bilimin ve tekniğin yolunu seçtik. Buradaki çalışmalarımızı da bu anlayışla sürdürüyoruz. Burayı kimyasal kullanırsınız pırıl pırıl yapabilirsiniz. Deniz suyunu içeriye alırsınız hiç ot bile çıkmaz burada bunu da yapabilirsiniz. Çevre teknolojilerinde her şey mümkündür. Eğer bunu istiyorsak estetik olarak bunu görüyorsanız biz bundan tarafa değiliz. İyi haberim şu ki Boğaçayı iyileşiyor. Boğaçayı kendini onarıyor, tedavi ediyor” ifadelerini kullandı. Atasoy, “Çalışmalar kapsamında ihtiyaç duyulan ekipman ve personel kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Amacımız, Boğaçayı’nı doğal yapısından uzaklaştırmadan temiz tutmak, sucul bitkilerin aşırı yoğunlaşmasının önüne geçmek ve bölgedeki canlıların yaşam alanlarını koruyarak ekolojik dengenin sürdürülebilirliğini sağlamak” şeklinde konuştu.

DOĞA KENDİ DENGESİNİ KORUYOR

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da Boğaçayı’nda ki doğal bitki örtüsünün ekosistem açısından önemli bir işlev üstlendiğini söyledi. Boğaçayı’nda ki kamışlık ve sucul bitkilerin çok sayıda kuş ve balık türüne barınma, beslenme ve üreme alanı sağladığını belirten Gökoğlu, bu bitkilerin aynı zamanda sudaki bazı besin maddelerini kullanarak doğal bir arıtma döngüsüne katkı sunduğunu ifade etti. Sazlıkların suyla taşınan katı maddelerin tutulmasında da doğal bir filtre görevi gördüğünü belirten Gökoğlu, bu alanların tamamen ortadan kaldırılması halinde yağışlarla birlikte çeşitli atıkların doğrudan denize ulaşabileceğine dikkat çekti. Gökoğlu, “Yaşam hakkı sadece insanlara ait değil. Her canlının doğada yaşama hakkı var. Doğa her zaman kendisini düzenler. İnsan müdahale ettiğinde doğanın dengesini bozmuş olursunuz” dedi.

DERE YATAKLARINDAKİ HASSASİYET ÇOK FAZLA

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karahancı, “ Bundan yaklaşık 10 yıl önceki lansmanlarda meslek odalarımız buranın bu hale getirilmemesine yönelik görüşlerini dile getirmişlerdi. 640 kilometre sahili olan Antalya’nın 700 metrelik uzunluk ve 200 metrelik genişlikte kapalı bir havuz oluştururken gerekli itirazları yapmıştık. Deniz suyunun böyle kapatılması yeraltı sularını tuzlandıracağından bu projede vazgeçilmesini istemiştik. Yukarıdan gelen sedimental malzemeler denize ulaşıp, Konyaaltı sahilini oluşturuyor aslında. Burada sahilimizi de kaybediyoruz. Dere yataklarındaki hassasiyet de çok fazla. Burada biriken tuzlu sular içme suyumuza da zarar veriyor” dedi.

BOĞAÇAYI’NDA KUŞ TÜRLERİ ARTIYOR

Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi ve kuş gözlemcisi Umut Özten de hayvanların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için belli bir habitata sahip olmasını gerektiğini, habitatlar azaldığı için canlı türlerinin neslinin tükenme tehlikesi altında olduğunu söyledi. Boğaçayı’nın özellikle kuş türleri için önemli bir habitat oluşturduğunu söyleyen Özten, alanda 233 kuş türü tespit edildiğini vurguladı. Özten, “Burası Antalya’nın en önemli kuş yerlerinden biri. Onların yakıt depoladığı, beslenip yoluna devam ettiği önemli bir güzergah. Bu hayvanlar burada beslenmek için duramazlarsa hayati tehlike yaşar. Biz kuş gözlemcileri olarak burada çok nadir türler de keşfediyoruz. Bu alanın bu şekliyle korunması büyük bir önem arz ediyor. Buradaki iyileşme süreci kuşlar özelinde de geçerli. Boğaçayı’nda yaşadığını tespit ettiğimiz 233 kuş türünün 172 tanesi 2026 yılında tespit edildi” diye konuştu.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER