ATSO’dan Uzun Vadeli Kredi Çağrısı
GÜNDEMATSO Şubat Meclisi’nde konuşan Başkan Yusuf Hacısüleyman, tarımda yüzde 43’e ulaşan yıllık artışa, politika faizinin yüzde 37’de sabit kalmasına, jeopolitik risklerin turizm ve ticarete etkilerine dikkat çekti. Sanayi için uzun vadeli düşük faizli kredi çağrısı yapan Hacısüleyman, konutta “leasehold” modelini gündeme getirirken kredi kartı düzenlemelerinde kademeli geçiş uyarısında bulundu.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, tarımda artan girdi maliyetleri, politika faizi, enflasyonla mücadele süreci, inşaat maliyetlerindeki yükseliş ile kredi kartı kullanımına yönelik yeni düzenlemelerin iş dünyasına etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Odanın son dönemde gerçekleştirdiği etkinliklere de değinen Hacısüleyman, “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” panelinde dijital çağın birey üzerindeki etkilerini ve sosyal medyanın geleceğini insan odaklı bir perspektifle ele aldıklarını söyledi. Ayrıca ATSO 2050 Vizyonu Karar Konferansı hakkında da bilgi veren Hacısüleyman, tarım, turizm, sanayi-ticaret ile kentsel dönüşüm ve şehircilik başlıklarında toplam 30 ana hedef ve 66 projenin değerlendirildiğini ifade etti. Meclis toplantısının ardından Antalya protokolü ile ATSO Meclis ve Meslek Komitesi üyeleri, düzenlenen geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldi.
“SADECE DİLEK YETMEZ, YAPILARIMIZI HAZIRLAMALIYIZ”
6 Şubat depreminin yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Sosyal medya üzerinden Antakya’da bulunan bir arkadaşım bir mesaj gönderdi. Hem rahmetli Ali Bahar Başkanımızı anmak hem de sizlerin, hepimizin, meclisimizin, komite üyelerimizin, topyekûn Antalya şehrinin yaptığı yardımları Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Hikmet Çinçin’in selamıyla birlikte iletmek istediğini söyledi. Güzel bir çalışmaydı, hep beraber seferber olduk” dedi. Deprem sürecinde Antalya olarak seferber olduklarını vurgulayan Hacısüleyman, binlerce mağdur vatandaşın Antalya’da misafir edildiğini, küçük büyük herkesin katkı sunmak için elinden geleni yaptığını kaydetti. Aradan üç yıl geçmesine rağmen Antalya’nın gösterdiği dayanışmanın güzel şekilde hatırlanmasının kendileri için anlamlı olduğunu belirten Hacısüleyman, “Allah bir daha bize böyle acılar yaşatmasın. Ancak sadece bu dilekte bulunmak yeterli değil. Bütün yapılarımızı ağır deprem şartlarına göre hazırlamamız gerekiyor. Bilimsel çalışmalar bize bazı deprem ölçüleri veriyor ancak bu ölçüler dünyada olduğu gibi değişebiliyor. Dolayısıyla ‘şu kadara dayanıklıyız’ deyip rahat olmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“TARIMDA ÇOK CİDDİ BİR REORGANİZASYONA İHTİYAÇ VAR”
Enflasyonun Ocak ayında bekledikleri gibi yüksek geldiğini belirten Hacısüleyman, “Enflasyon beklediğimiz gibi Ocak ayında yüksek geldi. Aylık yüzde 4,80’i gördük. Yıllıkta yüzde 30,65 seviyesindeyiz. ÜFE’de yüzde 27,10’luk bir rakam var. Ancak tarıma baktığımızda aylık yüzde 8,46 gibi çok yüksek bir artış görüyoruz. Yıllıkta ise yüzde 43’lerdeyiz” dedi. Tarım sektöründeki fiyat artışlarına dikkat çeken Hacısüleyman, “Tarımdaki girdi maliyetleri, ithal ürün ve malzeme fiyat artışları, sezonsal arz kısıtlamaları fiyatları yukarı çekiyor. Ülkemizin tarım politikalarında çok ciddi bir reorganizasyona ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Dünya nüfusu hızla artıyor ve üretim herkese yetmeyecek seviyelere geldiğinde küresel problemler başlayacak” diye konuştu. Para politikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hacısüleyman, “Faiz indirimi bu ay pas geçildi. Politika faizi yüzde 37’de kaldı. Kurlara baktığımızda 1 Ocak’tan 24 Şubat’a kadar dolar bazında yüzde 2, euro bazında yüzde 2,7 artış görüyoruz. İlk bakışta yüksek gibi görünse de döviz rezervlerimiz arttıkça bu artış oranlarının düşmeye başladığını biliyoruz” dedi. Enflasyonla mücadelenin çok boyutlu ele alınması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, “Enflasyonla mücadele hem ülkemiz hem şehrimiz için en önemli konulardan biri. Ancak jeopolitik riskler çok yüksek. Enflasyonla mücadeleyi sadece Merkez Bankası’nın sorumluluğu gibi görmek doğru değil. Merkez Bankası elindeki araçlarla para politikasını yürütmeye çalışıyor. Politika faizini enflasyona göre ayarlayarak kısıtlayıcı bir politika uyguluyor ama bu tek başına yetmiyor. Enerji maliyetleri, hammadde, iş gücü maliyetleri politika faizinin belirlenmesinde rol oynuyor” ifadelerini kullandı.
“JEOPOLİTİK RİSKLER BÖLGEMİZİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya girişiyle başlayan savaşın yıl dönümüne dikkat çeken Hacısüleyman, “24 Şubat, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya girişiyle başlayan savaşın yıldönümü. Dört yıldır bölgemizde turizmi ve tarımı etkileyen bir savaş süreci devam ediyor” dedi. Bölgedeki risklerin arttığını belirten Hacısüleyman, “Yukarıda Rusya-Ukrayna, aşağıda Orta Doğu’daki jeopolitik riskler artıyor. Gazze planı henüz netleşmiş değil. İran ile Amerika arasındaki gerginlik de bölgemizde istikrarı olumsuz etkiliyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarına etkisi olabilir” diye konuştu. İran’daki olası bir istikrarsızlığın sadece enerji boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, “İran’da bir istikrarsızlık söz konusu olursa, bunu sadece doğalgaz tedarikimiz açısından değerlendirmeyi yanlış görüyorum. İran’dan yılda yaklaşık 3 milyon ziyaretçi alıyoruz. Antalya’ya pandemi sonrası 150 bin civarında olan gelişler 50 binlere düştü” ifadelerini kullandı.
“SANAYİYE UZUN VADELİ VE DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ SAĞLANMALI”
Sanayi sektörünün uzun süredir sorun yaşadığını belirten Hacısüleyman, “Sanayide uzun süredir sorun yaşıyoruz. Uzun vadeli, düşük faizli kredilerin sanayiye de sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Enflasyondan verimliliği artırarak, maliyetleri düşürerek ve ihracatı artırarak kurtulabiliriz” dedi. Sanayi işletmelerinin finansal baskı altında olduğunu ifade eden Hacısüleyman, “Sanayi işletmelerimiz finansal baskı altında ezilmeye devam ediyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından konut üretiminde uygulanan uzun vadeli finansman modellerine benzer şekilde, sanayi işletmeleri için de uzun vadeli ve düşük faizli kredi paketleri oluşturulmalı. Elbette sanayinin sorunu ucuz finansman ile çözülemeyecek kadar çok” diye konuştu. Finansman desteğinin üretim ve ihracata olumlu yansıyacağını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu finansman desteği ile öncelikle hayatta kalma mücadelesi veren işletmelerimiz rahat bir nefes alacaklar. Ardından makine ve teknoloji yatırımları hızlanacak, verimlilik artacak, ihracat kapasitesi artacak, rekabet gücü yükselecek” ifadelerini kullandı. Avrupa’daki gelişmelere de dikkat çeken Hacısüleyman, “Avrupa Birliği içinde ‘Made in EU’ tartışmaları başladı. Türkiye olarak uluslararası ticaret anlaşmalarında yer almamız gerekiyor. Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki anlaşma bizi de etkileyebilir. Yüksek maliyetlerimiz nedeniyle rekabet gücümüz zayıflayabilir” dedi.
“LEASEHOLD” SİSTEMİ ÖNERİSİ
Konut sektörünün ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Hacısüleyman, inşaat maliyetlerindeki artışın yeni konut üretimini zorlaştırdığını ve erişilebilir konut üretimini olumsuz etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, “Sanayi sektörleri için Toplu Konut İdaresini örnek verdim ama bizim inşaat tarafında da yeni bir modele ihtiyacımız var. Konut sektörü, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri” dedi. İnşaat maliyetlerindeki yükselişe dikkat çeken Hacısüleyman, “Son yıllarda inşaat maliyetlerinde yaşanan hızlı artış, yeni konut üretimini zorlaştırmakta ve fiyatların erişilebilirliğini azaltıyor. Demir, çimento, enerji, işçilik ve arsa maliyetlerindeki artış konut fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Konut maliyetlerini düşürmek zorundayız” diye konuştu. Antalya’daki konut talebine de değinen Hacısüleyman, “500 bin sosyal konut projesi kapsamında Antalya’da 13.213 konut için 113.440 başvuru olmuş. Antalya’da kura ile kabul edilen kişi sayısı 13.213. Yaklaşık 85 bin aile konut hayaliyle yaşıyor. Bu ihtiyacı gidermeliyiz” ifadelerini kullandı. Leasehold sistemi önerisini dile getiren Hacısüleyman, “Leasehold yani kiralık mülkiyet sistemi dediğimiz, devletin araziyi tahsis ettiği bir modeli Türkiye’de uygulayabilir miyiz? Turizm tahsislerinde olduğu gibi, hazine arazileri konut yapımı için tahsis edilebilir. Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu modeli komitemizle birlikte çalışarak netleştirip bakanlığa iletmek isteriz” dedi.
“KREDİ KARTI DÜZENLEMELERİ KADEMELİ YAPILMALI”
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararına değinen Hacısüleyman, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararıyla 16 Şubat 2026 itibarıyla toplam kredi kartı limiti 400 bin TL’nin üzerinde olan kartlara kısıtlama getirilecek. Kredi kartı düzenlemeleri konusunda da dikkatli olunmalı” dedi. Limit düşüşlerinin ticaret ve üretimi etkileyebileceğini vurgulayan Hacısüleyman, “Limitlerin düşürülmesi ticareti ve üretimi etkileyebilir. Kredi kartı artık sadece bir ödeme aracı değil, ekonomik bir araç” diye konuştu. Düzenlemelerde kademeli geçişin önemine dikkat çeken Hacısüleyman, “Düzenlemeler kademeli yapılmalı ve tüm paydaşların görüşü alınmalı. Turizmde erken rezervasyon dönemi içindeyiz. Taksit imkânlarının azalması doğrudan talebi etkileyebilir. Amaç doğru olabilir ancak geçiş süreci hasarsız olmalı” ifadelerini kullandı.
ANTALYA’DA RAMAZAN DAYANIŞMASI
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde düzenlenen ATSO Geleneksel İftar Yemeği, Antalya protokolünü bir araya getirdi. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in teşrifleriyle gerçekleştirilen iftar programı, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlendi. Programa Antalya protokolü, oda ve borsa temsilcileri, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile ATSO Meclis ve Meslek Komitesi üyeleri ve iş dünyası temsilcileri yoğun katılım gösterdi. İftar yemeğine; Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, Antalya OSB Başkanı Hasanali Gönen, Korkuteli OSB Başkanı Osman Bahçe, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Erkan Yağcı, Antalyaspor Kulübü Başkanı Mustafa Ergün, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş ile ilçe belediye başkanları, başkonsoloslar ve kaymakamlar katıldı.
DAYANIŞMA SOFRALARI BİRLİĞİMİZİN GÖSTERGESİ
İftar programında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Ramazan’ın ilk günlerinde bir araya gelmemize vesile olan başta Yönetim Kurulu Başkanımız olmak üzere, yönetim kurulu üyelerimize, meclis başkanımıza, meclis üyelerimize ve Antalya’nın değerli ticaret erbabına gönülden teşekkür ediyorum. Bu sofrada, Antalya’nın gücünü temsil eden büyük bir ailenin parçası olarak sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum” diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ise “Antalya, turizmden tarıma, ticaretten sanayiye kadar pek çok alanda ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Bu başarıda sizlerin emeği, vizyonu ve cesareti çok büyük pay sahibidir. Bu mübarek ayın sofralarımıza bereket, işlerimize hayır, gönüllerimize huzur getirmesini diliyorum” dedi. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Ramazan ayının manevi önemine değinerek, “Ramazan ayı, irfanın, sabrın, paylaşmanın ve manevi değerlerimizin en üst seviyede yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. İşte bu sofralar, birliğimizin, beraberliğimizin ve dayanışmamızın en güzel göstergesidir. Sevgi ve saygımızı bir kat daha artırdığımız, birbirimizi daha iyi anladığımız bu mübarek ayın, hepimizin hayatına huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir