Türkiye’de lise ve üniversite öğrencisi başına düşen kamu ve özel eğitim harcamalarının OECD ortalamalarının oldukça altında kaldığına dikkat çeken Ontario International High School Kurucu Müdürü Prof. Dr. Erhan Erkut, geleneksel eğitim sisteminin yapay zekâ ile dönüşmek zorunda olduğunu belirtti.
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) 2026 faaliyet yılı 12. Olağan Toplantısı, “Eğitimde Yapay Zekâ” ana başlığıyla Akra Hotels’de gerçekleştirildi. ANSİAD Şeref Üyesi ve Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Mehmet Örnek’in moderatörlüğünde düzenlenen toplantı, Ontario International High School Kurucu Müdürü Prof. Dr. Erhan Erkut’un katılımıyla gerçekleşti. İş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, değişen teknolojiyle birlikte eğitim sisteminin dönüşümü, mesleki eğitimin önemi ve nitelikli insan kaynağı stratejileri masaya yatırıldı.
Ercan Özbek: "Eğitimle Ekonomimizin İhtiyaçları Arasında Güçlü Bir Bağ Kurmalıyız”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, eğitimi konuşmanın aslında Türkiye’nin geleceğini ve kalkınma kapasitesini konuşmak anlamına geldiğini vurguladı. Bir ülkenin en önemli kaynağının yetişmiş insan gücü olduğunu belirten Özbek, OECD verilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "OECD verilerine göre Türkiye’de 18–24 yaş grubundaki yaklaşık her üç gençten biri ne eğitimine devam ediyor ne çalışıyor ne de mesleki eğitim alıyor. Mesele yalnızca daha fazla diploma vermek değil; ülkemizin ihtiyaç duyduğu becerileri kazandırmak ve eğitimle iş dünyası arasında güçlü bir bağ kurmak. Almanya örneğinde olduğu gibi, teorik bilginin uygulamayla ve iş hayatıyla buluşması gençlerimizin çalışma yaşamına hazırlanmasında önemli bir rol oynuyor. Biz de mesleki eğitimi bir memleket meselesi olarak görüyoruz. ANSİAD Sosyal Sorumluluk Çalışma Masamız aracılığıyla Antalya’da belirlediğimiz iki meslek lisesine yönelik mentörlük desteği sağlıyor ve fiziksel imkânların iyileştirilmesine katkıda bulunuyoruz."

Ercan Özbek: "Cumhuriyetimizi Geleceğe Taşıyacak En Büyük Güç Üreten Gençlerimizdir”
Konuşmasında Cumhuriyetin 103. yıl dönümüne de değinen Başkan Ercan Özbek, Cumhuriyet'in aklını ve bilimin simgesi olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhuriyet, milletimizin kendi geleceğini belirleme iradesinin yanı sıra aklın, bilimin ve çağdaşlaşmanın da simgesidir. Cumhuriyetimizi geleceğe taşıyacak en büyük güç ise iyi yetişmiş, özgür düşünen, sorgulayan ve üreten gençlerimizdir. Dolayısıyla gençlerimize nitelikli eğitim imkânları sunmak yalnızca ekonomik bir gereklilik değil, Cumhuriyetimizin geleceğine karşı da sorumluluğumuzdur. Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünün ışığında, Prof. Dr. Erhan Erkut’un eğitimde yapay zekâ üzerine yapacağı değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olacağına inanıyorum"
Prof. Dr. Erhan Erkut: "Yapay Zekâ Eğitimin Başına Gelen En İyi Şeydir”
Açılış konuşmalarının ardından söz alan Ontario International High School Kurucu Müdürü Prof. Dr. Erhan Erkut, Türkiye’deki eğitim tablosunu OECD verileri, PISA sonuçları ve YKS istatistikleri eşliğinde değerlendirdi. Türkiye’de lise ve üniversite öğrencisi başına düşen kamu ve özel eğitim harcamalarının OECD ortalamalarının oldukça altında kaldığına dikkat çeken Erkut, geleneksel eğitim sisteminin yapay zekâ ile dönüşmek zorunda olduğunu belirtti.
Erkut, konuşmasında şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: "İnsanın eğitimde bizi getirdiği yeri verilere bakarak açıkça görüyoruz; sayısal, fen ve dil becerilerinde katetmemiz gereken çok uzun bir yol var. Eğitimde kaynağı doğru harcamadığımız gibi, parlak beyinlerimizi de yurt dışına kaptırıyoruz. Tam da bu noktada yapay zekâ eğitimin başına gelen en büyük fırsattır. Öğrencilerin ödevleri yapay zekaya yaptırması öğrenmenin taşere edilmesidir ve yanlıştır; ancak yapay zekâyı adaptif öğrenme ile entegre ettiğinizde çocuk kendi hızında öğrenir. Sınıflarda öğretmenlerin içerik aktarıcısı olma devri bitti. Yapay zekâ içerik aktarımını ve notlandırmayı üstlenmeli, öğretmen ise Sokratik yöntemle rehber ve mentor olmalıdır. Özel sektör bile yapay zekâyı yasaklamazken okulların bunu yasaklamaya çalışması büyük bir yanlıştır."

Prof. Dr. Erhan Erkut: “Yapay Zekâ ile Kişiselleştirilmiş Eğitim ve Hibrit Okul Modeli”
Öğrencilerin ödevleri yapay zekâya yaptırmasının öğrenmenin taşere edilmesi anlamına geldiğini ve yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Erkut, okulların yapay zekâyı yasaklama çabalarını eleştirdi. Dünyadan adaptif öğrenme örneklerine dikkat çeken Erkut, "Özel sektör bile yapay zekâyı yasaklamazken okulların bunu engellemeye çalışması gerçek hayatla bağdaşmıyor. Geleceğin eğitiminde adaptif öğrenme sistemleri sayesinde her öğrenci kendi hızında ve ilgi alanına göre ilerleyebilecek. Amerika’daki Alfa Schools ve İngiltere’deki David Game College örneklerinde olduğu gibi, akademik içerik aktarımını yapay zekâya devredip öğleden sonraları yaşam becerileri, sanat, spor ve felsefe atölyelerine ayırdığımızda öğrenci başarısının ve özgüveninin katbekat arttığını görüyoruz. Öğretmenlerimizin rolü içerik aktarmak değil, Sokratik yöntemle rehberlik ve mentörlük yapmaktır." şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Erhan Erkut: “İş Dünyası ve Üniversiteler Yeni Döneme Uyum Sağlamak Zorunda”
Yapay zekânın iş dünyasında giriş seviyesindeki pozisyonları doğrudan etkilediğini ve iş ilanlarını ciddi oranda azalttığını belirten Prof. Dr. Erhan Erkut, üniversitelerin mevcut ezberci yapısıyla bu krizi aşamayacağını ifade ederek sunumuna şu sözlerle devam etti: "Giriş seviyesindeki rutin işleri yapay zekâ devralıyor. Üniversitelerimizin öğrencileri daha deneyimli, staj ve proje tecrübesi edinmiş şekilde mezun etmesi şarttır. Gençlerimize tavsiyem; tekrarlanabilir işlerden uzak dursunlar, teknoloji okuryazarlıklarını geliştirsinler, problem tanımlama yeteneklerini güçlendirsinler ve sürekli öğrenmeyi bir yaşam biçimi haline getirsinler. Türkiye, dijital bankacılık ve e-devlet süreçlerinde yakaladığı teknolojik sıçramayı eğitimde de gerçekleştirebilir. İnşaat ve öğretmen maliyetlerini optimize eden, yapay zekâ destekli hibrit lise modelleriyle çok daha erişilebilir ve yüksek kaliteli bir eğitimi gençlerimize sunmamız mümkündür." Dedi.
Prof. Dr. Erhan Erkut: “Eğitimde Maliyet Düşerken Kalite ve Erişilebilirlik Artabilir”
Geleneksel okul mimarisinin ve yüksek işletme maliyetlerinin eğitim üzerinde ciddi bir yük oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erhan Erkut, yapay zekâ ve dijital altyapı entegrasyonu sayesinde okul alanlarında yaklaşık yüzde 40 oranında fiziksel küçülmeye gidilebileceğini belirtti. Erkut, yeni nesil okul finansmanı ve sürdürülebilirlik boyutunu şu ifadelerle açıkladı: "Eğitimde maliyetin yaklaşık yüzde 70'ini öğretmen maaşları oluşturuyor. Öğretmenlerimizi rutin içerik aktarımı ve saatlerce süren ödev notlama yükünden kurtarıp tamamen mentörlük odaklı konumlandırdığımızda, teknoloji altyapısı masraflarını rahatlıkla karşılayabileceğimiz devasa bir tasarruf alanı doğuyor. Bu model sayesinde Türkiye'de asgari ücret seviyesindeki bütçelerle, hatta devlet okul harcamalarından dahi daha ekonomik ancak uluslararası standartlarda çevrim içi ve hibrit lise modelleri kurmak hayal değil. Amacımız eğitimi yüksek maliyetli bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp geniş kitleler için erişilebilir kılmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Erhan Erkut: “Türkiye Eğitimde Teknolojiyle Büyük Bir Sıçrama Gerçekleştirebilir”
Sözlerinin son bölümünde Türkiye'nin geçmişte telekomünikasyon ve dijital bankacılık sektörlerinde yakaladığı teknolojik sıçramaya değinen Prof. Dr. Erhan Erkut, aynı devrimci hamlenin eğitim alanında da gerçekleşebileceğini dile getirdi. Değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Erkut, konuşmasını şu mesajla noktaladı: "Eskiden telefon hattı almak için yıllarca beklerdik; ancak doğru teknolojik altyapı hamlesiyle jenerasyon atlayarak bugün dünyanın en gelişmiş dijital bankacılık ve e-Devlet sistemlerinden birine sahip olduk. Eğitimde de benzer bir radikal atılımı yapabilecek bir birikime sahibiz. Türkiye bu dönüşümü fark edip kabullendiği takdirde, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğretim modelleriyle dünya ile rekabet edebilecek nesiller yetiştirebilir. Bu bir şikâyet değil, çözüm önerisidir. Ben de kurduğum çevrim içi lise ve geliştirdiğimiz yapay zekâ mentörlük altyapısıyla bu dönüşümün öncülerinden biri olmaya, geleceğin eğitim modelini ülkemize kazandırmaya kararlılıkla devam edeceğim."

ANSİAD 12. Olağan Toplantısı, üyelerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek ve ANSİAD Şeref Üyesi & Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Mehmet Örnek, konuk konuşmacı Ontario International High School Kurucu Müdürü Prof. Dr. Erhan Erkut’a günün anısına Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın seramik kuşu takdim etmesi ve 29 Ekim kapsamında İzmir Marşı seremonisiyle sona erdi.
Yorumlar