Gazetecilere yönelik artan baskılara, sansüre ve medya kuruluşlarına yapılan müdahalelere karşı basın meslek örgütlerinin öncülüğünde 10 ilde eş zamanlı yürüyüş gerçekleştirildi. Antalya'daki protestolarda Attalos Meydanı'nda toplanan çok sayıda yurttaş, basın mensubu, siyasetçi, STK ve yerel yönetim temsilcisi Cumhuriyet Meydanı'na yaklaşık 700 kişi yürüdü.
Yürüyüş esnasında "Özgür basın susturulamaz", "Sansüre hayır" ve "Habere özgürlük" sloganları atılırken, çevredeki yurttaşlar da alkışlarıyla gazetecilere destek verdi.
Sansüre ve Baskıya Karşı Omuz Omuza
Yurttaşların yoğun ilgi gösterdiği dayanışma yürüyüşünde siyaset, sivil toplum ve basın dünyasından pek çok isim bir araya geldi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş ve Genel Sekreteri Rasim Gündüz, Antalya Basın Cemiyeti (ABC) Başkanı Ali Cem Çon, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Erdoğan Kahya ile bu derneklerin yönetim kurulu üyeleri yer aldı. Yürüyüşe ayrıca; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş Sendikası, KESK Haber-Sen, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) temsilci ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda basın mensubu ve yurttaş katıldı.

Eylemde; YENİ Parti milletvekilleri Mustafa Erdem, Aliye Coşar ve Cavit Arı, önceki dönem Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak ile Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkanı, Osmaniye Milletvekili Asu Kaya yer aldı.
Siyasi partilerin il ve ilçe örgütlerinden; YENİ Parti Antalya İl Başkanı Gökhan Ölmez, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Antalya İl Başkanı Enes Keskin, Sol Parti Antalya İl Başkanı Aysel Aydın, YENİ Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, YENİ Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran, Yeni Parti Döşemealtı İlçe Başkanı Veli Çot ve CHP Muratpaşa Gençlik Kolları Başkanı İrem Önsay kortejde yürüdü. İYİ Parti, TKP, DEM Parti, EMEP ve Sol Parti temsilcileri de eyleme katılarak destek verdi.
Hukuk, sivil toplum ve sendika temsilcilerinden; Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner ve baro yönetimi, hukukçu ve siyasetçi İlhan Cihaner, Halkevleri MYK Üyesi Kutay Meriç, Eğitim İş Şube Başkanı Sadık Acar, Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Emek ve Demokrasi Platformu temsilcileri ile iklim ve çevre platformlarının temsilcileri de “Sansüre hayır, habere özgürlük” yürüyüşüne katılanlar arasındaydı.

"Gazetecilik Suç Sayılamaz"
Cumhuriyet Meydanı'nda son bulan yürüyüşün ardından, basın meslek örgütleri adına hazırlanan 10 ildeki eş zamanlı ortak açıklamayı Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz yaptı. Gazeteciliğin suç, haberin ise tehdit olarak görüldüğü bir düzene sessiz kalınmayacağını belirten Deniz, itiraz eden herkesin cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Başkan Deniz, "Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez." dedi. Gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna dikkat çeken Deniz; işçi haklarının gasp edilmesi, kadınların şiddete uğraması ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılması gibi konuları görünür kılmanın basının görevi olduğunu hatırlatarak, "Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal 'ilkeleri' elbet bir gün yok olacaktır" diye konuştu.
"Susturulan Halkın Gerçekleri Öğrenme Hakkıdır"
Baskı ve sansürün sadece basın mensuplarının değil, tüm toplumun sorunu olduğunu belirten Başkan Deniz, hedef alınan gazetecilerin yalnızca bir haber uğruna değil, kamu gücünün denetlenmesi için bedel ödediğini aktararak, "Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!" dedi.
"Özgür Basın Yoksa Özgür Toplum Yoktur"
Kürt ve muhalif gazeteciler susturulurken sessiz kalanların, mesleğin ortak geleceğine zarar verdiğinin altını çizen Başkan Ceren Deniz, dayanışmanın dar çıkarların sınırlarına hapsedilmemesi gerektiğini belirterek, "Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir." dedi. Basın meslek örgütleri ve gazeteciler adına mesleklerini özgürce yapma taleplerini yineleyen Deniz yetkililere şu sözlerle seslendi: "Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın. Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin. Medyada kayyım uygulamalarına son verin. Hukuksuz erişim uygulamalarını sonlandırın ve kamu reklamlarını adil dağıtın" çağrısı yaptı.
Yorumlar