Tat, odaya yapılan başvurularda faturaların beklenenden yüksek gelmesinin önemli bir bölümünün elektrik tedarik şirketleriyle imzalanan sözleşmelerden kaynaklandığının görüldüğünü belirtti. Özellikle yıllık tüketimi 4 bin kWh’nin üzerinde olan abonelere “enerji birim fiyatınızı sabitliyoruz” söylemiyle sözleşmeler sunulduğunu ifade etti.
“Sabit fiyat” ifadesinin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını kaydeden Tat, vatandaşların bunun Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) birim fiyatının tamamının sabitlenmesi anlamına geldiğini düşündüğünü söyledi. Oysa SKTT birim fiyatının enerji bedeli, YEKDEM ve tedarikçi kârlılık oranı olmak üzere üç bileşenden oluştuğunu belirten Tat, sözleşmelerde sabitlenen kalemin genellikle yalnızca enerji bedeli olduğunu vurguladı.

Gerçek durumun çoğu zaman ilk faturada ortaya çıktığını ifade eden Tat, 12 ay ve üzeri sözleşmeler nedeniyle vatandaşların uzun süre yüksek faturalar ödemek zorunda kalabildiğini dile getirdi.
Vatandaşlara çağrıda bulunan Tat, içeriği tam anlaşılmayan sözleşmelerin imzalanmaması, aceleye getirilen tekliflere temkinli yaklaşılması ve tereddüt edilen durumlarda uzman görüşü alınması gerektiğini söyledi.
Tat ayrıca, SKTT kapsamındaki mesken aboneleri için tedarik şirketlerinin kâr oranlarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından sınırlandırıldığını hatırlatarak, yalnızca ciddi fiyat artışı beklentisi varsa uzun vadeli sözleşmelerin anlamlı olabileceğini ifade etti.
Açıklamasında EPDK’ya da çağrıda bulunan Tat, SKTT’yi oluşturan tüm bileşenlerin faturalarda açık ve ayrı kalemler halinde gösterilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamanın bir eleştiri değil, kamu yararı ve tüketici güvenliği uyarısı olduğunu sözlerine ekledi.




























Yorum Yazın