© Adalya Medya 2021

"Mavi Görünen Her Deniz Sağlıklı Değildir"

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, mikroplastik ve nanoplastik kirliliğine dikkat çekerek Antalya için acil ortak eylem çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, "Denizlerimiz gerçekten sağlıklı mı?" sorusunun artık herkes tarafından sorulması gerektiği vurgulanırken, denizlerin yalnızca berrak görünmesi veya mevcut mikrobiyolojik analizlerden temiz sonuç almasının sağlıklı oldukları anlamına gelmediği belirtildi.

Mikroplastik İzleme Programı Çağrısı

Şube tarafından yayımlanan "Antalya'nın denizleri ortak mirasımızdır. Mavi görünen her deniz sağlıklı değildir" başlıklı açıklamada, çevre sorunlarının değişen yapısına dikkat çekilerek, uluslararası bilimsel gelişmeler doğrultusunda Mavi Bayrak kriterleri ile Sağlık Bakanlığı'nın yüzme suyu kalite izleme çalışmalarının mikroplastik ve nanoplastik analizlerini de kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

"Mikroplastikler Artık İnsan Vücudunda"

Antalya'nın dünyanın en fazla Mavi Bayraklı plajlarına sahip kentlerinden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, görünmeyen mikroplastik ve nanoplastik kirliliğinin denizler için en büyük tehditlerden biri haline geldiği belirtildi.

Bilimsel araştırmalarda mikroplastik parçacıklarının yalnızca denizlerde değil; insan kanında, akciğerde, karaciğerde, böbrekte, beyinde, plasentada, anne sütünde ve damar plaklarında da tespit edildiği hatırlatıldı. Açıklamada, "İnsanlık tarihinde ilk kez kendi ürettiği sentetik bir maddeyi vücudunda taşımaktadır." ifadelerine yer verildi.

Denizlere ulaşan plastiklerin zamanla parçalanarak milyonlarca mikroplastik parçacığına dönüştüğü, bu parçacıkların balıklar, kabuklular ve deniz kuşları tarafından tüketildiği, ardından da gıda zinciri aracılığıyla insanlara ulaştığı vurgulandı.

Akdeniz Mikroplastik Yoğunluğunda Öne Çıkıyor

Açıklamada, yarı kapalı yapısı nedeniyle Akdeniz'in dünyanın mikroplastik yoğunluğu en yüksek denizlerinden biri olduğu belirtildi. Yağışlarla derelerden, kentlerden ve yetersiz atık yönetimi uygulamalarından taşınan plastiklerin her yıl denize ulaşmaya devam ettiği ifade edildi.

Kıyı temizliği çalışmalarının önemli olduğu ancak tek başına yeterli olmadığı belirtilerek, asıl çözümün plastik atık oluşumunu kaynağında önlemek olduğu kaydedildi.

"Avrupa'nın Plastik Çöplüğü Olmayı Kabul Etmiyoruz"

TMMOB ÇMO Antalya Şubesi, Türkiye'nin uzun yıllardır Avrupa'dan plastik atık ithal eden ülkeler arasında yer aldığını hatırlatarak, geri dönüşüm amacıyla getirilen atıkların tamamının geri dönüştürülemediğini, önemli bir bölümünün depolandığını, yakıldığını veya çevreye karıştığını belirtti.

Açıklamada, Avrupa başta olmak üzere tüm ülkelerden plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması talep edilerek, Türkiye'nin başka ülkelerin plastik atıklarını bertaraf eden değil, doğal zenginliklerini koruyan bir Akdeniz ülkesi olması gerektiği vurgulandı.

Turizm İçin de Kritik Öneme Sahip

Antalya ekonomisinin temel dayanaklarından biri olan deniz turizminin temiz denizlere bağlı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, deniz kirliliğinin ekonomik bedelini en ağır şekilde turizm sektörü ile kent halkının ödeyeceği ifade edildi.

Günübirlik gezi tekneleri, marina işletmeleri, özel yat sahipleri ve deniz turizminin tüm paydaşlarına plastik kullanımını azaltmaları, atıklarını liman kabul tesislerine eksiksiz teslim etmeleri ve gönüllü çevre uygulamalarını yaygınlaştırmaları çağrısı yapıldı.

"Mavi Bayrak Artık Tek Başına Yeterli Değil"

Açıklamada, Mavi Bayrak uygulamasının önemli bir çevre başarısı olduğu belirtilirken, günümüzde yalnızca bakteriyolojik kriterlerin değil; mikroplastikler, nanoplastikler, yeni nesil kirleticiler ve iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Valilik koordinasyonunda yürütülen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'nin önemli bir başlangıç olduğu belirtilirken, mikroplastik kirliliğinin tek bir kurumun çözebileceği bir sorun olmadığı vurgulandı. Üniversiteler, kamu kurumları, belediyeler, meslek odaları, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşlarının ortak veri üreten, düzenli raporlama yapan kalıcı bir yönetişim modeli oluşturması gerektiği kaydedildi.

Talepler

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, şu talepleri kamuoyu ve yetkili kurumlarla paylaştı:

Avrupa'dan plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması,

Antalya Körfezi için sürekli mikroplastik ve nanoplastik izleme programı oluşturulması,

Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda insan maruziyetini değerlendiren biyolojik izleme çalışmalarının başlatılması,

Mavi Bayrak ve ulusal yüzme suyu kalite izleme programlarının mikroplastik ve nanoplastik parametrelerini de içerecek şekilde güncellenmesi,

Turizm sektöründe tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasına yönelik bağlayıcı uygulamaların yaygınlaştırılması,

Dere havzalarından denize taşınan plastik yükünü azaltacak kaynak odaklı atık yönetimi politikalarının uygulanması,

Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'nin üniversiteler, kamu kurumları ve meslek odalarının ortak veri ürettiği kalıcı bir yapıya dönüştürülmesi.

Açıklamanın sonunda, "Bugün denizlerde gördüğümüz plastikler, yarının insan kanındaki mikroplastikleridir. Antalya'nın denizleri yalnızca turizmin değil; sağlığımızın, gıda güvenliğimizin, ekonomimizin ve çocuklarımızın geleceğinin teminatıdır. Denizleri korumak bir çevre tercihi değil, bir halk sağlığı görevidir. Yarın çok geç olabilir." ifadelerine yer verildi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER