© Adalya Medya 2021

‘İş cinayetleri kader değil’

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu, 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'deki iş güvenliği tablosunun karanlık yüzünü verilerle ortaya koydu. Açıklamada, 2025 yılında işyerlerinin sadece %0,35'inin denetlendiğine dikkat çekilerek, 'Bu tablo denetimsizliğin ve kâr hırsının simgesidir' denildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu, 3 Mart 1992’de Zonguldak Kozlu’da yaşanan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümünde sert bir basın açıklaması yayımladı. TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri’nin okuduğu “İş Cinayetleri Kader Değildir” başlıklı metinde, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin piyasalaştırıldığı vurgulandı.

"Yılda 2 Bin Emekçi Aramızdan Koparılıyor"

Açıklamada, AKP iktidarı döneminde en az 32 bin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana ise en az 20 bin emekçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi. Türkiye’de her gün ortalama 6 işçinin yaşamını yitirdiğinin altı çizilerek, bu ölümlerin "önlenebilir" olduğu ifade edildi.

TMMOB Antalya: 'İş Cinayetleri Kader Değil, Siyasal Tercihtir!'

Denetim Oranı Şoke Etti: %0,35

TMMOB Antalya İKK, kamusal denetim mekanizmasının fiilen işlemediğini şu verilerle gözler önüne serdi:

“Türkiye’de 2.290.160 işyeri bulunmasına rağmen, 2025 yılında bunların yalnızca 8.161’i, yani yüzde 0,35’i iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmiştir. Bu oran, denetim sisteminin çöktüğünün en açık kanıtıdır.”

"OSGB Sistemi Güvenliği Şirketlere Devretti"

6331 sayılı kanunla birlikte iş güvenliğinin "taşeronlaştırıldığı" savunulan açıklamada, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) sistemi eleştirildi. İş güvenliği uzmanlarının %90’ının bu şirketler aracılığıyla çalıştığı ve işverenle olan ticari ilişki nedeniyle uzmanların mesleki bağımsızlığının zedelendiği belirtildi.

Çözüm: Bağımsız ve Kamusal Denetim

Açıklamanın sonunda, iş cinayetlerini durdurmak için şu çözüm önerileri sıralandı:

Bağımsız Kurum: Üniversite, sendika ve meslek odalarının katılımıyla idari ve mali yönden bağımsız bir "Ulusal İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurumu" oluşturulmalıdır.

Sendikal Haklar: Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Kamusal Sorumluluk: İş güvenliği piyasa koşullarına terk edilmemeli, devlet asli denetim görevini yerine getirmelidir.

TMMOB Antalya İKK, "İş cinayetleri sona erene, emekçilerin yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" diyerek açıklamasını noktaladı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER