© Adalya Medya 2021

CHP’den TOKİ projesine tepki

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya’nın en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Boğaçayı–Çandır Çayı havzasında planlanan taş/kum ocağı ve TOKİ konut projelerine sert tepki gösterdi. İl Başkanı, bölgenin Mutlak Koruma Alanı statüsünde olduğunu hatırlatarak, söz konusu girişimlerin hukuka, bilimsel raporlara ve kamu yararına açıkça aykırı olduğunu vurguladı.

CHP İl Başkanı Nail Kamacı, İl Yöneticileri, İlçe Başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları ve partililerin katılımlarıyla Boğaçayı Çandır Çayı havzasında planlanan taş/kum ocağı ve TOKİ konut projeleri ile ilgili basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasında İl Başkanımız Nail Kamacı şunları söyledi;

Bugün burada, Antalya’nın içme suyunun başlıca kaynaklarından olan Çandır–Boğaçayı havzasındayız. Bu bölge, Antalya’nın içme suyu güvenliğinin kalbidir.  Bugün burada konuştuğumuz konu, doğrudan Antalya’nın stratejik güvenliği, kamu sağlığı ve gelecek nesillerin hakkı ile ilgili bir konudur.

Bu bölge, 28 Aralık 2009 tarihli Resmî Gazete kararıyla Mutlak Koruma Alanı ilan edilmiştir. DSİ ve ASAT raporları, bu alanın içme suyu temini açısından kritik olduğunu açıkça belirtmektedir. Aynı belgelerde, Mutlak Koruma Alanlarında kum-çakıl temini yasaklanmış, taş ocağı faaliyeti yasaklanmış ve yapılaşma yasaklanmıştır. Bugün yapılmak istenen faaliyetlerin tümü, devletimizin kendi koyduğu kurallara aykırıdır.

I. DERECE İÇME SUYU KORUMA ALANINDAYIZ

Şu anda bulunduğumuz alan; Resmî Gazete kararlarıyla I. ve II. Derece İçme Suyu Koruma Alanı olarak tanımlanmış bölgedir.

Bu tanımın hukuki anlamı nettir: Mutlak Koruma Alanı’nda yapılaşma yasaktır. Kum-çakıl temini yasaktır. Taş ocağı faaliyeti yasaktır. Yerleşim ve toplu konut projeleri yasaktır.

Bu yasak keyfi değildir. Çünkü bu bölgedeki su, Antalya’nın içme suyudur. Buradaki kuyular yıllardır ASAT tarafından içme suyu için kullanılmaktadır. Dünyada bugün içme suyu en değerli stratejik kaynakların başındadır.

NE YAPILIYOR?

Bütün bu yasaklara rağmen bugün aynı bölgeye iki ayrı müdahale planlanmaktadır: TOKİ eliyle toplu konut projesi Yeni taş/kum ocağı faaliyeti yani hükümet, içme suyu kuyularının üzerine hem mahalle kurmak hem de taş ocağı açmak istemektedir. Bu tek başına teknik bir hata değildir. Bu, bilime meydan okumaktır. Bu, kamu sağlığına meydan okumaktır. Bu, Antalya’ya meydan okumaktır.

SU KAYNAĞINA TAŞ OCAĞI AÇILIR MI?

Dünya artık petrolü değil, suyu konuşuyor. Su, 21. yüzyılın en stratejik kaynağıdır. Su kaynaklarını korumak ve temin etmek için savaşlar göze alınıyor. Bundandır ki, su kaynaklarının olduğu bölgeler korunur, temiz tutulur, güvence altına alınır.

Bizde ne yapılıyor? Memleketi yöneten “stratejik akıl” ne yapıyor? İçme suyu kaynaklarına taş ocağı açıyor. Bu stratejik akıl; emeklimizi sefalet ücretinin altında bırakan, yurttaşlarımızın yarısını açlık sınırının altına mahkûm eden akıldır. Şimdi de akıl kârı olmayan işlerle, çocuklarımızın geleceğinde yaşamsal öneme sahip su kaynaklarımıza taş ocağı yapmak istiyor.

İçme suyu kaynağına taş ocağı açılıyor. Taş ocağının etkisi bölgeye çok fazla... Yeraltı su akışını değiştirir. Akım yönünü bozar, Besleme havzasını tahrip eder, Seviye düşüşü yaratır Kuyuları riske sokar, Alüvyonu bozar, Plajı besleyen kum malzemesini keser, Deniz kıyısında erozyon yaratır.

Nitekim geçmişte Boğaçayı’nda yapılan kontrolsüz kum-çakıl alımları nedeniyle Konyaaltı Plajı’nda ciddi erozyonlar yaşandı. Bu şehir bunun bedelini gördü.

Yıllar sonra aynı hatanın tekrar gündeme gelmesi, aynı tahribatın yeniden başlaması anlamına gelmektedir.

Boğaçayı ve Çandır Çayı Konyaaltı Plajı’nı besleyen doğal kum ve çakılın taşıyıcılarıdır.

Bu malzeme olmazsa ne olur? Plaj izi kayar, Kıyı geri çekilir, Deniz kum alarak kıyıyı yer, Sahil daralır, Erozyon hızlanır.

Bu şehir, deniziyle, sahiliyle, suyuyla Antalya’dır. Bu zinciri bozmak, Antalya’nın kimliğini bozmak demektir. Açık bir soru soruyoruz:

Antalya’nın içme suyu havzaları gerçekten koruma alanı mıdır, yoksa proje alanına mı dönüştürülmektedir? Devlet bir yandan “mutlak koruma” ilan ediyor, diğer yandan aynı alanda taş ocağına ve toplu konuta izin veriyor. Bu tutum, devletin kendi yasasını devlet eliyle delmesidir. Bu, hukuken de siyaseten de kabul edilemez.

ÇELİŞKİ BURADA

Bir yanda hükümet çıkıp “su stratejik kaynaktır” diyor, diğer yandan içme suyu kuyularının dibinde taş ocağı açıyor. Aynı hükümet “yerliyiz ve millîyiz” diyor, bu ülkenin suyunu riske ediyor. Aynı hükümet “çevre hassasiyeti” diyor, plajı besleyen akış sistemine müdahale ediyor. Bu aklın adı basittir: Kamu aklı değil, rant aklıdır.

BİZİM TUTUMUMUZ NETTİR

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Örgütü olarak: Antalya’nın suyuna dokundurtmayacağız. İçme suyu havzasına taş ocağı yaptırmayacağız. Resmî koruma kararlarını hatırlatacağız. Bu süreci hukuken ve teknik olarak takip edeceğiz.

Antalya’nın su kaynaklarını savunmak, Antalya’nın çocuklarını savunmaktır. Antalya’nın sağlığını savunmaktır. Antalya’nın geleceğini savunmaktır. Bu kenti suyuna kadar satmak isteyen bir anlayış varsa; Bu kenti suyuna kadar savunacak bir irade de var.

Biz o iradeyiz. Halkımıza söz veriyoruz: Su kaynaklarına dokundurtmayacağız, çocuklarımızın geleceğimize sahip çıkacağız...

Resmî Gazete – 28 Aralık 2009 — “Antalya İli Boğaçayı Kaynağı İçme Suyu Kuyuları Koruma Alanı İlanı” Bu ilanda aynen şöyle denmiştir: “Boğaçayı kuyularının bulunduğu alan Mutlak Koruma Alanı olarak belirlenmiştir.” “Mutlak Koruma Alanı ile I. ve II. Derece Koruma Alanlarında kum-çakıl malzemesi temini yasaktır.” “Bu alanlar içme suyu amacı dışında kullanılamaz.” Bu ilan, Çevre ve Orman Bakanlığı onayı ile yürürlüğe girmiştir. DSİ Genel Müdürlüğü Kararı – 07/04/2012 tarihli — “İçme Suyu Kaynaklarının Korunması ve Kontrolü”

Yönetmeliği Bu yönetmelik, Mutlak Koruma Alanı için şunu söyler: “Bu alanlarda hiçbir faaliyet ve yapıya izin verilmez.” Ayrıca içme suyuna yönelik koruma alanlarında: “Rekreasyon alanı, yerleşim ve sanayi faaliyetleri yasaktır.”

“İçme Suyu Kaynakları ve Havzalarının Korunmasına Dair Tebliğ” — 10/10/2012 tarihli Bu tebliğ açıkça belirtir: “İçme suyu koruma alanlarında taş, kum ve çakıl madenciliği yapılamaz.” ASAT (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) Raporu

ASAT’ın resmî görüşü: “Çandır Çayı havzası içme suyu temini için kullanılan kuyuların bulunduğu alandır. Bu nedenle koruma alanı oluşturulması zorunludur.” ASAT ayrıca taş ocağı için:“İçme suyu kuyularına hidrojeolojik etki oluşturacağı” uyarısını yapmıştır.

DSİ – İçme Suyu Kuyularına İlişkin Teknik Görüş DSİ, planlanan taş ocağının: “Akış yönünü değiştirme, seviye düşürme ve kaynak beslemesini bozma riski taşıdığı”nı belirtmiştir. DSİ’nin ayrıca şu notu önemlidir: “Kaybedilen kuyu geri kazanılamaz.” Bu cümle teknik dünyada nihai uyarı sayılır. Kuralın Özeti (çok net) Bu belgelerden çıkan sonuç şudur: Mutlak Koruma Alanı’nda yerleşim yasaktır, Mutlak Koruma Alanı’nda kazı yasaktır Mutlak Koruma Alanı’nda kum-çakıl temini yasaktır, Mutlak Koruma Alanı’nda taş ocağı yasaktır, Mutlak Koruma Alanı’nda toplu konut yasaktır. Bugün yapılmak istenen faaliyetlerin tümü, devletin kendi kararlarına aykırıdır.”

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER