© Adalya Medya 2021

Antalya Barosu'ndan Savarona iddiası

Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Savarona davasında ortaya çıkan bazı yöntemler ile Epstein dosyasında yer alan iddialar arasında benzerlikler bulunduğu vurgulandı.

Antalya’da, ABD’de yürütülen yargı süreçleri kapsamında kamuoyuna yansıyan ve uluslararası boyutta insan ticareti ile çocukların cinsel istismarına ilişkin ağır iddialar içeren dosyaya dair dikkat çeken bir basın açıklaması yapıldı.

Antalya Barosu bünyesinde faaliyet gösteren Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından gerçekleştirilen açıklamayı Merkez Başkanı Av. Serap Ertuğrul okudu.

“Türkiye ve Antalya Bağlantısı Ciddiyetle Takip Ediliyor”

Açıklamada, ABD’de görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Jeffrey Epstein dosyasında Türkiye ve özellikle Antalya bağlantısına dair ortaya çıkan bilgilerin büyük bir ciddiyetle takip edildiği ifade edildi.

Kamuoyuna yansıyan mahkeme belgeleri, tanık anlatımları ve yazışmalarda; İstanbul ve Antalya’yı kapsayan seyahat organizasyonları, lüks konaklamalar ve Antalya’daki bazı turizm tesisleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen planlamalara yer verildiğinin iddia edildiği belirtildi. Antalya’nın adının bu kapsamda geçmesinin, konunun yerel düzeyde de araştırılmasını zorunlu kıldığı vurgulandı.

“Savarona Davası ile Benzerlik İddiaları”

Açıklamada ayrıca Antalya’da daha önce görülen ve kamuoyunda “Savarona Davası” olarak bilinen yargılama sürecine de atıfta bulunuldu. Savarona davasında ortaya çıkan bazı yöntemler ile söz konusu uluslararası dosyada yer alan iddialar arasında benzerlikler bulunduğuna dair değerlendirmelere dikkat çekildi.

Her iki olayda da lüks otel ve yatların kullanılması, yabancı uyruklu küçük yaştaki mağdurların transferi ve istismar iddialarında üst düzey bürokrat ile iş insanlarının isimlerinin gündeme gelmesi gibi benzerliklerin iddiaların ciddiyetini artırdığı ifade edildi.

Kayıp Çocuklar ve Cevapsız Sorular

Basın açıklamasında şu hususlara da dikkat çekildi:

Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin bütüncül ve güncel verilerin kamuoyuna düzenli ve şeffaf biçimde sunulmaması, Antalya’da geçmiş yıllarda korunmaya muhtaç çocuklara yönelik istismar iddialarının gündeme gelmiş olması, 2011 yılında Antalya’daki Rixos Otel’de hayatını kaybeden Burak Oğraş olayının aradan geçen zamana rağmen kamu vicdanında soru işaretleri barındırması. Bu başlıklar altında toplanan iddiaların münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, yargı makamları tarafından kapsamlı, bağımsız ve etkin bir soruşturma yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

“Çocukların Yüksek Yararı Esastır”

Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi açıklamasında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile güvence altına alınan koruma, yaşatma, geliştirme ve katılım ilkeleri hatırlatıldı.

Her koşulda çocuğun yüksek yararının gözetilmesi gerektiği belirtilerek, çocukların her türlü ihmal ve istismara karşı korunma hakkının savunulmaya devam edileceği ifade edildi.

Merkez, Türkiye’nin ülke sınırları içinde bulunan her bir çocuk için taşıdığı koruma yükümlülüğüne dikkat çekerek, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını çocuk hakları ihlallerini bildirme, denetleme, soruşturma ve cezalandırma sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER